Çocuklarımıza Nasıl Sınır Koyabiliriz?

Bazen çocuğum beni hiç dinlemiyor yakınmalarını ailelerden çok sık duyarız. Peki bunun olası sebepleri üzerine hiç düşündünüz mü?
Çocuklar çevrelerini keşfetmek ve anlamlandırmak için, gelişimlerinin doğal bir parçası olarak otoriteye karşı gelir ve onları dinlememeyi tercih edebilirler. Kendilerinden beklenenlerin ne olduğunu, nerde ne yapmaları gerektiğini bilmedikleri için deneme-yanılma yoluyla bunu öğrenmeye çalışır, ebeveyni bir
anlamda test ederler. Burada önemli noktalardan birisi ailenin çocuk için oluşturduğu sınırlar ve bu sınırlar konusundaki tutarlılığıdır. Sınırlar çocukların davranışlarını belirler ve onlar için güvenli bir
alan yaratır. Bu yüzden aslında tüm çocuklar sınırlara ihtiyaç duyarlar. Çocuğunuz ” hayır” dediğiniz bir durum karşısında esneklik payınızın olup olmadığını görmek için şansını defalarca zorlayabilir. Bazı zamanlarda da okul ortamında çok sessiz sakin ve kurallara uyan çocukların ailelerinden evde hiç
öyle olmadıkları yönünde şikayetler gelir. Bu durumun bir açıklaması çocukların en güvendikleri yetişkinin ne yaparlarsa yapsın onu kabul edeceği, onu bırakıp gitmeyeceği bilinciyle kendi gibi davranabilmesi, yabancı bir ortamda ise daha temkinli olup kendini kontrol edebilmesidir. Diğer yandan bu durumu
çocukların iyi birer gözlemci olmalarıyla da açıklayabiliriz.
Çocuklar daha esnek olan, bazen sınırlandırıp bazen sınırları kaldıran, çocuğuna kıyamayan, hayır dediği durumlara bazen evet diyebilen yetişkinleri iyi gözlemlerler ve bu kişiler varken yaramazlık içeren davranışlarda bulunabilirler.
– Kural oluştururken çocuklarınızı da dahil edin, daha çok ilgilerini çekecektir. Çok fazla değil az ama öz, belli konularla ilgili kurallar koyun. Fazla kural koymak ve kuralların belirsiz olması çocuğunuzu bunaltabilir. Çocuğunuzun istenmeyen davranışları karşısında o üzülmesin ya da incinmesin diye davranışının sonucunu yaptırımsız bırakmayın. Bazen çocuğunuz hoşlanmasa da makul yaptırımlar uygulayabilirsiniz.

-Koyduğunuz sınırlara bağlı kalın. Evet deme ihtimaliniz olduğu durumlarda hayır deyip sonradan kararınızı değiştirmeniz çocuğunuzun kuralları esnetme konusunda ısrarcı olmasına neden olabilir.
– Sınırlamalar üzerine konuşurken olumsuz cümleler ve çocuğunuzun yapmaması gerekenler ile başlamayın bunun yerine ilk olarak yapabileceği şeylerden bahsedip algısını değiştirebilirsiniz.
-Kararlar verilirken bazılarında anne-baba bazılarında çocuk etkili olabilir. Örnek verecek olursak bir okul öncesi çocuğunun okula gitmesi ebeveynin seçimi olurken okula giderken giyeceği kıyafeti seçmek çocuğa bırakılabilir. Böylece çocukta hem kendi seçim hakları olduğu düşüncesi yerleşir hem de bazı
kararların ebeveynler tarafından verildiğini öğrenmiş olur.
– Çocuğa seçimlerinin sonuçlarından sorumlu olduğunun öğretilmesi gerekir. Bu en iyi şekilde doğal bir ortamda yetişkinin müdahalesi olmadan öğrenilebilir. Örneğin ; yemeğini yememekte ısrarcı olan bir çocuğu zorlamayıp yememe hakkı tanımak ancak bir süre sonra karnı acıktığında sonraki öğünü beklemesi
gerektiğini söylemek çocuğun açlık durumuna katlanması gerektiğini anlamasını sağlar ve sonraki davranışlarında buna uygun hareket eder. Burada çocuk acıktığında yemek saati olmaksızın verilen yemek
ya da atıştırmalıklar çocukta “yemek vakti canım istemiyorsa yemeyebilirim, bir sıkıntı olmaz” düşüncelerini oluşturacaktır.
-Tüm bunlarla birlikte her çocuğun biricik olduğunu ve her çocukta aynı yöntemin işe yaramayacağını unutmamak gerekir. Anne-babalar, çocuğunuzu en iyi tanıyan sizlersiniz dolayısıyla deneme-yanılma yöntemiyle çocuğunuzda etkili olan yolları zaman içinde keşfedebilirsiniz.

Categories:

Tagged:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Categories

Latest Comments